Home / Genel / 6331 SAYILI YASANIN MADDELERİNİN ERTELENMESİ İŞ CİNAYETLERİNE ORTAK OLMAKTIR!

6331 SAYILI YASANIN MADDELERİNİN ERTELENMESİ İŞ CİNAYETLERİNE ORTAK OLMAKTIR!

BASINA VE KAMUOYUNA

6331 SAYILI YASANIN MADDELERİNİN ERTELENMESİ İŞ CİNAYETLERİNE ORTAK OLMAKTIR!
Torba yasaya eklenen ve 2023 ortalarına kadar ertelenmesi planlanan 6331 sayılı yasa, torba kanundan çıkarılmalıdır.
Defalarca yürürlük süresi ertelenen yasanın bir kez daha ertelenmesi cinayettir .Bir an önce yasanın daha güvenceli hale getirilmesi ve tam uygulatılması sağlanmalıdır.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye’de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun’unun Kamu kurumları ve 50’den az çalışanı olan az tehlikeli iş yerlerinde tekrar ertelenmesi gündeme geldi. Bu konuda AKP tarafından kanun değişikliği teklifi hazırlandığı ve meclise geleceğine dönük çeşitli belgeler basına yansıdı.
Tehlike sınıfları tebliğine bakıldığında tarım iş kolu, gıda iş kolu ve tekstil iş kolu az tehlikeli sınıfa girmektedir ve bu iş kollarında çalışan sayısının 50’den az olduğu iş yerleri bu iş kollarındaki istihdamın büyük kısmını barındırmaktadır. Az tehlikeli olarak görülen tarım iş kolu 2019 yılında 442 kişinin hayatını kaybettiği bir iş kolu olup, hali hazırda kuralsızlıklarla ve kayıt dışı çalıştırmanın en yaygın olduğu iş kollarıdır. Gıda ve Tekstil iş kolunda da durum farklı değildir. Tekstil sektörü endüstriyel yangınların en fazla görüldüğü sektördür. Örneğin geçtiğimiz yıl 4 göçmen işçinin yanarak hayatını kaybettiği Akın Tekstil de az tehlikeli sınıfta yer almaktadır. Kapsam dışı bırakılan kamu iş yerlerinde biri olan Mersin Atatürk Endüstri Meslek Lisesi’ nin dezenfektan üretim atölyesinde 4 Temmuz 2020’de patlama meydana gelmiş ve 1 öğretmen hayatını kaybetmiş, bir öğretmen de yaralanmıştır.
Gıda, şeker iş kolunda 2018 yılında kayıtlı istihdamda 44 kişi iş cinayetlerinde hayatını kaybederken 2019 yılında ise 31 işçi yaşamını yitirmiştir. Tarım iş kolunda ise durum daha ağır bir tabloyla karşımıza çıkıyor. 2018 yılında iş cinayetlerinin %24 ‘ üne yani 457 tarım işçisinin hayatına mal olurken sayı 2019 yılında %25 ‘e çıkarak 245 çiftçinin 197 tarım işçisinin alınmayan önlemler nedeniyle işçi cinayetlerine kurban veriliyor.
Ölen işçilerin yüzde 98’i sendika üyesi değildir. Yani sendikasız çalışmak ölüm demektir. İş cinayetlerinin önlenmesi, sağlıklı ve güvenli çalışmanın ön koşulu işçilerin sendikalarda örgütlenerek, bulundukları fabrikalarda işçileri güvenceye alacak maddeler ekletilmelidir.
İş yerlerinde işçilere keyfi bir biçimde iş tanımı dışında işler yaptırılıyor. Çalışma saatleri günde 10-12 saate ulaşıyor, üç vardiya ikiye düşürülüyor. Mesai ücretleri, izin hakları vb. verilmiyor. Özellikle taşeron işçiler bu koşullarda çalışıyor. Özelde veya kamuda tüm güvencesiz çalıştırma uygulamalarına son verilmelidir.
Bununla beraber de her yıl onlarca emekçinin hayatını kaybettiği iş yerlerinin kanun kapsamı dışında bırakılması kabul etmiyoruz.
İş güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili tedbirler maliyet unsuru olarak görülmesini kabul etmiyoruz.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yürürlüğünün 3 kez ötelendiği kamu kurumları ve 50’den az çalışanı olan az tehlikeli iş yerlerinde tekrar ertelenmesi iş cinayetlerinin devamına göz yummaktır.

Seyit Aslan
DİSK Yönetim Kurulu Üyesi ve Gıda-İş Genel Başkanı

Hakkında admin

Check Also

Gıda Fabrikalarını Sendikalaşmaya Çağırıyoruz!

Dudullu OSB’de kurulu Dardanel fabrikasındaki işçi arkadaşlarımızı, ağır çalışma koşullarına, düşük ücretlere karşı kıdem tazminatı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir