Home / Slide / “Asgari Ücret En Düşük Memur Maaşı Seviyesine Yükseltilsin”

“Asgari Ücret En Düşük Memur Maaşı Seviyesine Yükseltilsin”

‘Asgari Ücret En Düşük Memur Maaşı Seviyesine Yükseltilsin’ talebiyle, Avcılar Meydanı’nda basın açıklaması düzenledik. Açıklamayı, Genel Başkanımız Seyit Aslan gerçekleştirdi. Basın açıklamamızın tam metni:

“Asgari ücret tespit komisyonu, 2019 yılında uygulanacak asgari ücretin belirlenmesi için çalışmalarına başlayacak.

Son dönemde yaşanan kur artışları, enflasyon, parada yaşanan devalüasyon ve iğneden ipliğe her alanda yaşanan zamlar karşısında eriyen asgari ücret, eylül ayı itibarıyla net iki bin liraya çıkarılmalı ve kayıplar giderilmelidir. Yapılacak artış en düşük memur maaşının altında kalmamalı. İnsan onuruna yaraşır bir ücret ve çalışma koşulları sağlanmalı. İşçiler ve emekçiler, evlerine ekmeğin yanında katık götürebilsinler. Yoksulluk işçilerin sırtlarında urba olmasın. Geçmiş dönemdeki asgari ücret artışlarında olduğu gibi iktidar ve sermaye kol kola girerek, “asgari ücret artışı ekonomiyi etkilemesin, bütçe dengelerini sarsmasın” diye açıklama yapacaklardır. Çünkü iktidar bugüne kadar olduğu gibi yine sermayeden yana tutum alacaktır. Sermayeye milyarlarca kaynak ve teşvik verenler, vergi ve sigorta primlerini affedenler, sıra işçilere gelince kaynak yok nereden verelim diye tutumlarını ortaya koymaktan geri durmuyorlar. Kaynak yok diyorlar ama sermayeye milyarlar aktarılıyor. Kaynak yok diyenler, asgari ücretle dört kişilik bir aileyi nasıl geçindireceklerini de söylesin. İşçi ve emekçiler taş mı yesinler? Tencerelerinde taş mı kaynatsınlar? Bıçak kemiğe dayandı, deliyor! Artık fedakarlık yapmayacağız.

Buradan soruyoruz, Cumhurbaşkanının bir aylık maaş artışı 15.000 lira, aylık maaşı ise neredeyse 30 asgari ücret tutarında. Hep fedakarlık işçi ve emekçilerden isteniyor. Krizden çıkış için bizden fedakarlık isteyen iktidar sahipleri, bir eli yağda, bir eli balda yaşıyor, ‘itibardan tasarruf olmaz’ diyerek, saltanat sürmeye devam ediyor. Adını hiç duymadığımız, yanına yaklaşamayacağımız zengin menüler saray sofralarından eksik olmuyor. İşçi ve emekçilerin payına düşense yeni vergiler ve peş peşe yapılan zamlar. Krizi kendileri için fırsata çevirmek isteyen sermaye sahipleri; ücretleri ödememe, ücretsiz izne çıkarma, esnek-güvencesiz çalıştırma, çalışma koşullarını ağırlaştırma ve işten atmalarla emekçiler üzerinde baskıyı yoğunlaştırıyor. En son AKP iktidarı bir kez daha kimlerden yana olduğunu tartışmasız gösteren tutum aldı. Emeklilikte yaşa takılanlar konusunda çıkarılmak istenen yasaya AKP ve MHP birlikte ret oyu vererek, milyonlarca emekliliğe hak kazanmış işçilerin haklarını açıkça gasp ettiler. Bu tutumu buradan bir kez daha kınıyoruz.

Buradan iktidara seslenirken, aynı zamanda muhalefet partilerine de sesleniyoruz. Milyonlarca işçi ve emekçinin oyunu alanlar, onların sorunlarına sahip çıkmak durumundalar. Asgari ücret artışı ve bunun için yapılacak mücadele turnusol kağıdını oluşturacaktır. Milyonlarca işçinin geçinemediği, açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakıldığı ülkemizde, zenginliklerine zenginlik katan patronlara ve hükümete karşı ortak tutum alacaklar mı hep birlikte göreceğiz.

Muhalefet partilerinin yanı sıra, iktidarın yanında yer alan, iktidarı korumakla yükümlü kimi işçi sendikaları artık bu tutumlarından vazgeçerek, işçi ve emekçilerin taleplerine sahip çıkarak, görev ve sorumluluklarını yerine getirsinler.

Toplanacak asgari ücret komisyonu ile ilgili görüşlerimizi paylaşmak isterim. Asgari ücret tespit komisyonu, işçi ve emekçilerin taleplerine yer verecek çıkarları doğrultusunda karar alabilecek bir komisyon değildir. Bugüne kadar olduğu gibi son noktada yine sermayeden yana karar alacaktır. Çünkü asgari ücret tespit komisyonunun oluşması ve temsil ettiği kesimler açısında sorunludur. Hükümet ve sermaye kesimleri asgari ücretin tespitinde hep belirleyici olmuşlardır. Asgari ücret tespit komisyonunda, sermaye temsilcileri olmamalıdır. Hükümet, işçi sendikaları konfederasyonları ve sendikasız işçilerin temsilcilerinden oluşan bir komisyon oluşturulmalı, asgari ücret tespitini bu oluşacak komisyon yapmalıdır.

Asgari ücret komisyonunda yer alan Türk-İş temsilcilerinin toplam olarak komisyon üzerinde etkileri yoktur. En fazla yaptıkları alınan karara şerh koyarak kendilerini aklama çabası içine girmektir. Baştan belli olan orta oyununa ortak olmak yerine, tüm emek örgütleriyle mücadeleyi ortaklaştırarak, milyonlarca işçi ve emekçinin taleplerine uygun davranmaları daha doğru olacaktır.

Evet bir kez daha yinelemek gerekirse, artık kaynaklar sermayeye değil, işçi ve emekçilere harcansın. Başta elektrik, doğalgaz olmak üzere yapılan bütün zamlar geri alınsın, fiyatlar dondurulsun. Kriz bahane edilerek yapılan işten atmalar durdurulsun ve yasaklansın. Ücretsiz izinler son bulsun. Asgari ücret 2019 Ocak ayında en düşük memur maaşı seviyesine yükseltilsin. Her altı ayda bir enflasyonun altında kalmayacak biçimde artırılsın ve vergi dışı bırakılsın. Tutuklanan 3.Havalimanı işçileri ve sendikacılar serbest bırakılsın. Taleplerimiz bunlardır. İktidar ve muhalefet artık sermayenin değil işçi ve emekçilerin taleplerini yerine getirsin.

Şunu çok iyi biliyoruz, ne kadar mücadele edersek ve birlik sağlarsak, haklarımızı o kadar alacağız ve güvencede olacağız. Tüm işçi ve emekçileri insanca yaşanacak bir asgari ücret ve taleplerimiz için mücadeleye çağırıyoruz.”

Hakkında admin

Check Also

İŞ, EKMEK VE SENDİKA HAKKI İÇİN DİRENEN TARİŞ İŞÇİLERİ TBMM’DE!

İşe geri dönmek ve sendika hakkı için bir aydır fabrika önünde direnen TARİŞ işçilerinin, haklı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir