Home / Genel / GENEL MERKEZİMİZİN AÇIKLAMASI: “KATLİAMIN SORUMLULARI GEREKEN HESABI VERMEDİ! İŞÇİ ve EMEKÇİLER, TALEPLERİ ETRAFINDA BİRLEŞMEZLERSE SOMA KATLİAMI SON OLMAZ!”

GENEL MERKEZİMİZİN AÇIKLAMASI: “KATLİAMIN SORUMLULARI GEREKEN HESABI VERMEDİ! İŞÇİ ve EMEKÇİLER, TALEPLERİ ETRAFINDA BİRLEŞMEZLERSE SOMA KATLİAMI SON OLMAZ!”

13 Mayıs 2014 tarihinde 301 baba, kardeş, oğul, eş daha fazla kar için gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almayan patronun ve yeterli denetimleri yapmayan kamu kurumları yüzünden toplu bir işçi katliamında hayatını kaybetti. Ülkemizde bugüne kadar yaşanmış en büyük işçi katliamı olan Soma’nın üzerinden tam 4 yıl geçti. Geçen 4 yıllık süreçte ne sorumlular cezalandırıldı ne de hükümet, işçileri koruyacak uygulamaları hayata geçirdi. Soma katliamı sonrasında ortaya çıkan tepkiyi yatıştırmak için hazırlanan “İş Sağlığı ve Güvenliği” yasasının uygulanması, patronların isteği üzerine 2020 yılına kadar ertelendi. AKP hükümetinin, 16 yıllık iktidarı boyunca tamamen sermaye ve patron sınıfının temsilciliğini yaparak hayata geçirdiği yasalar, Türkiye işçi sınıfı ve emekçiler için ölüm, sömürü, baskı ve kölelik düzeni oldu.

Soma’daki işçi katliamının nedeni de özelleştirme, taşeronlaştırma, güvencesizleştirme ve madenlerde uygulanan rödovans sistemidir. Bu uygulamalar ile daha fazla üretim ve daha fazla kar için, halka ait olması gereken madenler işçiler için mezarlıklara çevrildi. İşçileri katleden Soma Holding’in sahibi Alp Gürkan, TKİ’nin 130-140 dolara mal ettiği kömürün tonunu 23.8 dolara mal edebilmelerini “özel sektörün çalışma tarzı” ile açıklamıştı. Bu açıklamadan bile anlıyoruz ki özel sektör işçilerin canını ve emeğini öğütüyor, emekçilerin oyları ile seçilen hükümet ise bizzat bu sömürü düzeninin önünü açıyor ve patronları koruyup kolluyor. Ülkemizde patronlar büyürken, servetlerine servet katarken; işçiler ölüyor. İşyerlerinde, madenlerde, fabrikalarda, inşaatlarda sağlanmayan adalet, işçiler öldükten sonra da bir türlü sağlanmıyor. Çok açıktır ki bu bilinçli bir tercihtir. Soma katliamı davasındaki hakimi daha önce değiştiren tutum bile, hükümetin sadece sermayenin sözcüsü ve temsilcisi olduğunu gösteriyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) açıkladığı rapora göre; Nisan ayında en az 177 işçi, 2017 yılında ise en az 2006 işçi iş cinayetlerine kurban gitti. AKP hükümetinin iktidar olduğu 2002-2018 yılları arasında en az 21 bin işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. İşçiler talepleri etrafında birlik olmadıkları, örgütlü davranmadıkları sürece maalesef iş cinayetlerinde ölmeye devam edecek, kölece çalışma koşulları sürecek ve yargı sermayenin yanında yer alacaktır.

Son dönemde Başbakan Binali Yıldırım, Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nin açılışında, “İş kazalarının yüzde 80-85’i insan hatasından kaynaklanıyor. Eldiven takmaz, baret giymez, güvertede çalışır kemer takmaz. Sürekli peşlerinden koşacaksın.” diyerek işçileri küçümsedi ve iş cinayetlerinde ölen işçileri “hatalı, suçlu” gösterme insafsızlığında bulundu. Yine Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikasının (İNTES) 178. geleneksel toplantısında; “Türkiye’nin marka değerini arttıran yüz akı projelerin tamamında inşaat sektörü temsilcilerinin katkısı var. İnşaat sektörü, ekonomiye can veriyor.” dedi. İSİG Meclisinin verilerine göre, Türkiye’deki iş cinayetleri en fazla Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün övdüğü inşaat işkolunda yaşanıyor. İktidar temsilcilerinin emek düşmanı açıklamalarına her gün bir yenisi daha ekleniyor. Patronların kar hırsı ve hükümetin denetimsizliği yüzünden günde en az 5-6 işçi, iş cinayetlerine kurban giderken; yapılan açıklamalar ile işçi ve emekçilerin aklıyla adeta alay ediliyor. Soma katliamı başta olmak üzere tüm iş cinayetlerinde asıl sorumlu olan patronlar, siyasiler ve bürokratlar işçilere ve emekçilere hesap vermelidir.

Soma katliamının yılda bir kez hatırlanıp üzerinden geçilmemesi için birleşmeli, örgütlenmeli ve işçiler olarak kendi taleplerimiz için mücadeleyi büyütmeliyiz. İşçi katliamlarını ve iş cinayetlerini ancak örgütlü sendikalı mücadele ile durdurabilir, insanca çalışma ve insanca yaşama koşullarına birleşerek kavuşabiliriz.

TÜRKİYE GIDA SANAYİİ İŞÇİLERİ SENDİKASI GENEL MERKEZİ

Hakkında admin

Check Also

ÇORLU’DA YAŞANAN KATLİAMDIR!

NE KAZA, NE KADER! ÇORLU’DA YAŞANAN KATLİAMDIR! Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde gerçekleşen ve 24 kişinin hayatını …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir